Kamuoyu Bildirilerimiz

DO

direnodtuhareketi

22.05.2026
Bildiri Görseli

Mutlak Butlan kararı CHP'ye değil, seçmen iradesine atandı.

Bugün, ana muhalefet partisine yönelik alınan "mutlak butlan" kararı, Türkiye demokrasi tarihine sürülmüş kara bir lekedir. Bizler DirenODTÜ olarak, bu hukuksuzluğun ve siyasi zorbalığın karşısındayız.
Bilinmelidir ki; bu karar ile "yok hükmünde" sayılmak istenen bir siyasi partinin tüzel kişiliği değil, milyonlarca yurttaşın sandığa yansıyan hür iradesidir.
Hukuk terminolojisinde bir işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik sebebiyle "baştan itibaren geçersiz" sayılmasını ifade eden mutlak butlan; bugün hukuki bir terim olmaktan çıkmış, siyasi bir silaha dönüşmüştür. Atanan bu butlan, CHP'nin tabelasına değil, doğrudan seçmenin demokratik iradesine yöneliktir.
Bizler bu oyunun farkındayız
Demokrasi Yok Sayılamaz! Halkın oylarıyla şekillenen siyasi meşruiyet, masa başında alınan “sipariş” kararlarla hükümsüz kılınamaz.
Hukuk Araçsallaştırılamaz! Yargı mekanizmaları, toplumsal muhalefeti susturmanın ve siyasi alanı dizayn etmenin bir aparatı olarak kullanılamaz. Yurttaşın en temel anayasal hakkı olan demokratik tercih hakkı, hukuki kılıflara uydurularak gasp edilemez.
Üniversitelerden sokaklara, amfilerden meydanlara kadar aklın, bilimin, özgürlüğün ve demokrasinin savunucuları olarak bu sivil darbeye karşı sessiz kalmayacağız. Seçmen iradesine atanan bu kayyım zihniyetini, bu "yokluk" dayatmasını reddediyoruz.

DO

direnodtuhareketi

17.05.2026
Bildiri Görseli

KAMUOYUNA VE ODTÜ ÖĞRENCİLERİNE: GERÇEKLERİ SANSÜRLEYEMEZSİNİZ!

Bizlerin, ODTÜ'nün vatansever ve bağımsızlıkçı sesini duyurduğu @direnodtuhareketi Instagram hesabımız, gerçekleri duymaya tahammülü olmayan odakların organize "spam" saldırıları sonucunda geçici olarak askıya alınmıştır. Hesaplarımızın yeniden açılması için gerekli tüm teknik ve yasal itiraz süreçleri an itibarıyla başlatılmıştır.
Her fırsatta "demokrasi, çok seslilik ve ifade özgürlüğü" naraları atanların, kendi ideolojik hegemonyalarına ve sipariş bildiri siyasetlerine karşı çıkan en ufak bir sese dahi katlanamaması, maskelerini bir kez daha düşürmüştür. Karşımıza fikirlerle, haklı argümanlarla ve şeffaf bir duruşla çıkamayanlar; çareyi sesimizi kısmakta, hesaplarımızı kapattırmakta ve sansürde bulmuştur. Bilinmelidir ki ifade özgürlüğü, yalnızca bu kampüsü kendi arka bahçesi sanan küçük bir azınlığın tekelinde değildir.
Dijital hesaplarımızı kapattırarak ODTÜ'nün gerçek sahiplerini yıldırabileceğini, sindirebileceğini ve gerçekleri örtbas edebileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Bizim fikirlerimiz bir sosyal medya hesabına sığdırılamayacak kadar köklü, irademiz ise birkaç organize şikayetle yıkılmayacak kadar sağlamdır.
Kampüsümüzün tam bağımsızlıkçı çizgisini savunmaya, emperyalizme ve onun uzantılarına karşı her mecrada sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

DO

direnodtuhareketi

17.05.2026
Bildiri Görseli

ODTÜ MEZUNLAR DERNEĞİ'NE VE KAMUOYUNA

Geçtiğimiz günlerde, kendilerine lüzumsuz yere "ODTÜ Öğrencileri" adını atfederek okulumuzun gerçek iradesini yansıtmayan, emperyalizmin güdümündeki marjinal gruplarla ortak bildiri yayımlayan ODTÜ Mezunlar Derneği’nin talihsiz ve sahadaki gerçekleri çarpıtan açıklamasını esefle okuduk.
Okulumuzun 37. Bahar Şenliği'nde yaşanan olayları tek taraflı bir "provokasyon" kılıfı altında sunarak, milli değerlerimize ve bayrağımıza karşı sergilenen saldırıları örtbas etme çabası, ODTÜ'nün tam bağımsızlıkçı ve vatansever geleneğiyle bağdaşmamaktadır. Mezunlar Derneği, "kampüs dayanışması ve güvenliği" bahanesi arkasına sığınarak, asıl provokatörleri ve halkın değerlerine yabancılaşmış grupları korumaya, onların sözcülüğünü yapmaya soyunmuştur.
ODTÜ öğrencilerinin haklı ve vatansever tepkisini "saldırı ve linç kampanyası" olarak nitelemek; olayları bağlamından koparıp manipüle etmekten başka bir şey değildir. ODTÜ Mezunlar Derneği’nin, okulumuzun adını şahsi siyasi ajandaları için kullanan ve ODTÜ öğrencilerini asla temsil etmeyen bu küçük azınlıkla ortak bir bildiriye imza atması, derneğin asıl misyonundan ne denli saptığının apaçık göstergesidir.
Bizler, bu okulun gerçek sahipleri olarak; üniversitemizin adının, emperyalizme diz çökmüş odakların sipariş metinleriyle ve bu odakları meşrulaştırmaya çalışan kurumlarla anılmasına sessiz kalmayacağız. Gerçekleri saptırarak Rektörlük'ten ve kamuoyundan hesap sormaya kalkanlara asıl biz soruyoruz: ODTÜ'nün onurunu, bağımsızlıkçı çizgisini ve milletin nezdindeki itibarını, marjinal grupların oyuncağı haline getirmeye çalışırken ODTÜ isminin ağırlığının hiç mi farkında değilsiniz?
ODTÜ sahipsiz değildir ve kimsenin arka bahçesi olmayacaktır. ODTÜ, dün olduğu gibi bugün de emperyalizme ve onun her türlü işbirlikçisine karşı dik duranların kalesidir.